Dünya Gönüllüler Günü Kutlaması – 5 Aralık 2012

Ekleyen | Yayın tarihi:2014-04-26 12:42:49

YAŞÖM bu sefer de gönüllüğe gönül veren bizleri bu husustaki en anlamlı günde buluşturdu. 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü’nde kimisi dersinden, sınavından çıktı geldi, kimisi ise işini apar topar bırakıp kendini YAŞÖM’de buldu. Hepimizin niyeti, arzusu, hissettiği birdi o akşam. Birçoğumuz gönüllülüğü zaten kıyısından, köşesinden de olsa yakalamıştık, bazılarımız ise bu kavramı en baştan öğrenmeye ve diğer katılımcıların yaşayarak öğrendiklerini dinlemeye gelmişti. Farklı yaş gruplarından, faklı eğitimlerden, farklı ırklardan gelen birbirinden farklı yaklaşık otuz kişiydik o akşam; ama hepimizin konuştuğu tek bir dil vardı gönüllülük.

Etkinliğimiz öncelikle hepimizin Zafer abisi olan, Gençtur Gönüllü Çalışmalar Koordinatörü, Zafer Yılmaz’ın bizlere gönüllük kavramının tarihçesini anlatması ile başladı. Daha sonrasında ise Zafer Yılmaz bizlere kendi gönüllülük tecrübelerini tatlı diliyle anlatmaya koyuldu. Tabi ki bu vesileyle bunca yıldır kendisini gönüllülüğe adamış birisinden gönüllülüğü dinlemenin doyulmaz tadına da bizler varmış olduk. Zafer Yılmaz anlattıkça bizler kendimiz yaşamış gibi hissettik; birden yüreklerimizde umut, yüzlerimizde ise tebessümler oluşmaya başladı. Zaten bunun adıydı gönüllülük; severek, isteyerek, heyecanla, umutla, tutkuyla yapılan şeyin adı.

Zafer Yılmaz’ın eşsiz anılarını, yorumlarını dinledikten sonra bu sefer sözü bir diğer Gençtur çalışanı olan, Gençtur Yurtdışı Kamplar Sorumlusu, Hülya Mete aldı. Kendisi bizlere Avrupa’da gönüllülüğe bakış açısı, gönüllülüğün gençlere duyurulması stratejileri kavramlarından bahsetti. Evet birçoğumuz gönüllüğü biliyorduk belki; ancak işin bu tarafını bilmeyenimiz oldukça fazlaydı. Hülya Mete bizlere Avrupa’da gönüllülük kavramının nasıl yorumlandığını, Türkiye’nin gönüllülüğe bakış açısı ile Avrupa’nın gönüllülüğe bakış açışının arasında ne gibi farkların olduğunu gösterdi. Henüz genç yaşına rağmen gönüllülük üzerine birçok tecrübesi bulunan Hülya Mete kendisine has şirin edasıyla bizleri çok engin konularda bilgilendirdi.

Etkinliğimizin devamında ise bu sefer de eski EVS gönüllülerinden olan Elvan Ergin’in kendi EVS dönemindeki tecrübeleri dinleme fırsatı bulduk. Elvan Ergin de bizlere çok pozitif, samimi anlatımıyla kendi bakış açısından gönüllük kavramını anlattı. Etkinlik boyunca anlatılan anılar, hikayeler hep farklı ülkelerde, farklı insanlarla, farklı hayatlarda geçmişti; ancak tüm bu hikayelerin oluşmasını sağlayan tek ve ortak bir kavram vardı ki o da gönüllülük.

Böylesi bir geceyi tabi YAŞÖM’de şu an aktif olarak EVS gönüllüsü olan Nikolaus Leopold’ı dinlemeden geçemezdik. Nikolaus henüz iki ayda öğrendiği Türkçe’si ile bizlere çok güzel gönüllülük tanımlamaları yaptı. Kurduğu basit cümlelerle aslında çok derin anlamlar ifade etti hepimize, gecenin tüm katılımcılarına.

Etkinliğimizin son bölümlerinde ise Moldova’da uzun dönem gönüllü olarak bulunmuş arkadaşımız Çağlar Karaduman ile İspanya’da kısa dönem gönüllü olarak bulunmuş bir diğer arkadaşımız İlsu Kazkayası kendi anılarını bizlerle paylaştılar. İlsu arkadaşımız sorulan sorular üzerine bazı katılımcılarımıza YAŞÖM hakkında bilgiler de verdi. Çağlar ise belki de birçoğumuzun bilmediği, tanımadığı bir kültür olan Moldova’dan detaylıca bahsetti. Bazılarımız için ise biliyor sandığımız; ama birçok yönünü hiç de tanımadığımız bir Moldova varmış aslında :)

Yaklaşık iki buçuk saat sürmesine rağmen halen hiç sıkılmamış, halen fazlasıyla keyifli otuza yakın katılımcımız ile çok güzel bir gece yaşamış olduk.  Etkinliğimiz içerisinde genelde sohbet havası, sıcak bir aile ortamı hakimdi. YAŞÖM olarak bizlere yöneltilen her bir  soruya bildiklerimiz ölçüsünde içten cevaplar vermeye çalıştık. Etkinliğimizin sonunda ise adeta gönüllülük sohbeti YAŞÖM ofisimizden koridora kadar taşmıştı. Bu da bizlere gösterdi ki YAŞÖM olarak yine iyi bir iş çıkartmıştık.

EVS gönüllümüz Nikolaus’un da söylediği gibi ” Ne Mutlu YAŞÖM Gönüllüsüyüm Diyene. ”

Esen kalın

YAŞÖM, Aralık 2012