YAŞÖM Çek Cumhuriyeti’nde!

Ekleyen | Yayın tarihi:2014-04-28 14:19:19

YAŞÖM’de geçen dolu dolu 3 aydan sonra karşıma çıkan bu güzel fırsatın heyecanıyla oradan oraya koşturuyordum. Pasaporttu, biletti, vizeydi, davetiyeydi derken tüm stres ve aksiliklere rağmen uçağa bindiğimde hepsi geride kalmıştı. 1 gün erken gittiğim için Prag’da geçirdiğim gecenin ardından projedekiler ile buluşmak için havaalanına geri döndüm. Prag’a yaklaşık 35 km uzaklıkta Mělník adında küçük bir kasabada kalacaktık. Kasabanın kültür merkezinde gerçekleşen tanışma akşamından sonra otele dönüp odalarımıza çekildik. Yorucu ama güzel bir başlangıç olmuştu.

16 ülkeden 20 katılımcıyla gerçekleştirdiğimiz etkinliğin adı “Inclusion of Youngsters with Fewer Opportunities” idi. Adından da anlaşılacağı gibi projenin amacı dezavantajlı gençlerle çalışan katılımcıları bir araya getirerek gelecek projeler için ortaklık oluşturmaktı. İlk günden başlayarak 4 gün boyunca yoğun bir program takip ettik. Takım ve katılımcılar arasında güven oluşturma, engellilerle çalışma üzerine atölyeler yaptık. “Youth in Action” programları ve ülkelerdeki gençlik çalışmalarının durumuyla ilgili sunumlar yapıldı. Son gün yerel bir STK’yı ziyaret edip yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldık. Sonrasında da çoğunlukla Roman ailelerinin yaşadığı barınma evine gidip çocuklarla tanıştık, oyunlar oynadık onlarla. Çekçe bilgimin adımı ve ülkemi söylemekle sınırlı olduğu ve daha önce çocuklarla hiç bu kadar yakın iletişime geçmediğim düşünülünce, onlarla vakit geçirmek benim için oldukça ilginç bir deneyim oldu.

Çalışma saatleri arasındaki eğlenceli sohbetler, öğle ve akşam enfes Çek yemekleri ve boş vakitlerde yaptığımız mini şehir turlarıyla her şey o kadar güzeldi ki, akşamları yorgunluktan ölsek de odalara çekilemiyorduk. Geleneksel Çek barlarına gidip bira içmeden olmazdı çünkü ve dahası uluslararası geceler elbette! 5 günde o kadar alışmıştık ki birbirimize; son gece “Veda Partisi”nden sonra uyuyamayıp sabaha kadar muhabbet ettikten sonra erken uçağı olanları uğurladık. Otelden çıkış yaptıktan sonra vakti olanlarla birlikte Prag’a dönüp o büyülü şehri keşfe çıktık. Ve günü yine geleneksel Çek restoranında mükemmel bir öğle yemeğiyle bitirdik.

Benim için macera bitmemişti tabii! Gerek uçak biletlerinin o tarihlerde daha ucuz olması, gerekse çok yakın arkadaşımın Ostrava’da Erasmus yapıyor olması beni Çek Cumhuriyeti’nde 4 gün daha fazla kalmaya zorlamıştı(!) Ostrava’da geçen 3 mükemmel günün ardından bir gün daha Prag’da kalacaktım. İçimi donduran soğuğa rağmen o güzelim şehri bırakmaya kıyamıyordum. Son geceyi Melnik’te tanıştığım 2 arkadaşımla akşam yemeği ve kısa bir yürüyüşle geçirdikten sonra, sabah diğer arkadaşımla buluşup uçak saatine kadar geniş çaplı bir Prag turu daha yaptık. Sonunda o hazin an gelmişti. “Vizemi uzatsam olmaz mı? Peki ya uçuşu kaçırsam?” diye diye uçağa binip sıcacık İstanbul’uma döndüm.

Tüm bu maceradan geriye kalanlarsa: yepyeni insanlarla tanışmanın, yeni yerler keşfetmenin verdiği mutluluk, gelecek projelerimiz için potansiyel ortaklar & büyük motivasyon, üç beş hediyelik eşya ve Free Shop’tan beni bir süreliğine Çek havasında tutmaya yarayacak bilimum içki ve yiyecek oldu.

Sevgiler,

Ezgi Girgin

YAŞÖM, Mart 2013