Taze Gönüllü Paris'te!

Ekleyen | Yayın tarihi:2014-04-28 14:44:47

Hepimizin hikayesi farklı biliyorum. Ama benzer de! YAŞÖM’de iken yapabileceklerimiz hakkında endişelenmeseniz iyi edersiniz. :) 

YAŞÖM’deki gönüllülüğümün üzerinden çok geçmemişti aslında. Bu yüzden bir AB Projesine katılmayı pek beklemiyordum. Yeni gönüllü olmasaydım bile bu kez de projeye seçilmemin çok ama çok düşük bir ihtimal olacağını düşünüyordum. Fakat endişelenmekte, umutsuzluğa kapılmakta çok haksız çıktım; bugün başlığı “Paris’te” diye atıyorum. Bu süreçte beni sakinleştiren, kuvvetlendiren başta koordinatörümüz Efehan ve hatırlarsanız, Hırvatistan’a giden arkadaşlarım ve diğer sevgili YAŞÖM gönüllüleri oldu. Buraya kadar olan hikayelerimizin benzer kısmıydı. Çünkü diğer arkadaşlarım ilk deneyimlerinde hangi hisleri yaşadılarsa, ben de aynılarını yaşadım. Umutsuzluk, korku, endişe, sevinç, heyecan ve merak. Fakat ben Charles De Gaulle’e indiğimde yanımdakiler mutluluk, tatlı bir heyecan ve meraktı. İnanması çok zaman aldı, ama artık Paris’teydim!

Peki sonra ne oldu? Şimdi de hikayelerimizin başkalaştığı yerdeyiz. Çünkü her bir proje, farklı bir deneyim. Seminerlerin sıkıcı olduğunu düşünebilirsiniz. Tabii, eğer sizin bildiğiniz seminerler YAŞÖM’ün “Informal Education” çizgisiyle örtüşmüyorsa. :)

Benim katıldığım seminer de informal bir seminerdi. Toplamda 13 farklı ülkeden yaklaşık 30 katılımcı ile Versailles’da gerçekleştirdiğimiz seminerin konusu “Sosyal İçerme ve Gençlerin Aktif Katılımı” idi. Her birimizin bizzat görev aldığı seminer boyunca bir dakika bile pasif hissettiğimi hatırlamıyorum. Gönüllülüğü nasıl yayabiliriz, sorumluluk bizce nedir, fırsat eşitliğini sağlayabilir miyiz, sosyal sorumluluk bilincini nasıl arttırırız, haklarını bilen aktif bir gençlik, kendi toplumumuzun neye ihtiyacı var gibi sorulara cevap aradık. Tüm bunların hepsini herkesin birbirine saygılı olduğu, kimsenin kimseyi sıkmadığı, zorlamadığı bir ortamda tartıştık. Bazen gruplar halinde bazen bireysel olarak çalıştık ama sürekli ürettik; fikir ürettik, gülücük ürettik, şarkılar ürettik, oyunlar ürettik. Zaman zaman projelerimizi “Heal the World” modunda sunduk, evet, bunu yaptık gerçekten. :D 

Dolu dolu geçen 10 günde bir dolu deneyim kazandım. Tartıştığımız konulardan süzdüğümüz fikirler, yöntemler, diğer organizasyonların gerçekleştirdiği harika projeler, kahkahalar, dostluklar, saygı, sorumluluk, mutlu anılar ve bir de “Bir gün ben Paris’teyken…” diyerek başlayabileceğim cümle girişleri kazandım! Darısı sizin de başınıza!

Gülücüklerle, 

Esra

YAŞÖM, Haziran 2013