Doğu-Batı Kampı 2013

Ekleyen | Yayın tarihi:2014-04-28 15:23:53

 

Farklılıklarımız ve Farkındalıklarımız Üzerine Bir Kamp…

Bildiğiniz gibi geçtiğimiz Ağustos ayında Doğu-Batı Kampı’nı gerçekleştirdik. Tarihlerini ve neler olduğunu merak ediyorsanız Facebook sayfamızı ziyaret etmenizi öneriririm, çünkü buraya sadece birkaç fotoğraf koyabiliyoruz

Bu kampta lider olarak görev aldığım için çok şanslı olduğumu söyleyerek başlamak istiyorum. Neden şanslı diyorum çünkü eğer arkadaşlarım benim lider olmama izin vermeselerdi, bildiğimi sandığım şeyleri tekrar düşünüp yerini doğru şeylerle değiştirme fırsatı bulamayacaktım ve hazırlık ve uygulama aşamasındaki heyecanı kaçırmış olacaktım. Her ne kadar bu satırları  yıldızlı bir otelin lobisinde yazıyor olsam da (işimden dolayı (!)), her ne kadar İstanbul’a bu kadar aşık olsam da bu harika insanlarla geçirdiğim günleri özlüyorum.

dfkndflbk

Biz bu kampta neler yaptık kısaca onu anlatayım isterseniz çünkü düşündüklerimi anlatmaya devam edersem sayfalar tutabilir. Biz bu kampta oyunlar oynadık, birbirimizi daha iyi tanıdık, kadın haklarını konuştuk, Avrupa’da, Avustralya’da, ülkemizde olan adetleri, farklılıkları konuştuk, benzerliklerimizi gördük, farklılığın ne demek olduğunu öğrendik. Aslında dışarıdan bakınca ne kadar birbirimizi yargıladığımızı ve bu ön yargılarla bu harika farklılıklarımızı kaçırdığımızı öğrendik.

Bu kampın amaçlarından bahsetmek gerek biraz da sanırım. Çünkü yukarıda yazdıklarım anlamsız kalacak yoksa. Bu kampın amaçları kısaca şuydu: Türk katılımcılarımıza her şeyi bildiğimizi sandığımız Avrupa kültürünü daha iyi anlatmak; bir yabancıyla konuşurken hata yapsak da anlaşabileceğimizi göstermek; anlatamadığımız, anlatmak istemediğimiz yönlerimizi nasıl gösterebileceğimizi, dilin sınırlarını hiç bilmesek de nasıl zorlayabileceğimizi göstermekti. Yabancı katılımcılarımız içinse, gerçek Türkiye’nin ne olduğunu, her bölgemizin birbirinden güzel olduğu, her ne kadar basında orada burada başka gösterilse de aslında ne kadar güzel bir yer olduğunu; bazen bizim bile anlam veremediğimiz adetlerimiz olduğunu(!) , törelerimizi, yaşam biçimimizi;bir çoğumuzun aslında İngilizce bildiğini ama konuşmaya gelince ne kadar utangaç ve naif insanlar olduğumuzu göstermekti. Hep iyi şeyleri konuşmadık elbette beğenmediğimiz, aslında yanlış bildiğimiz şeyleri konuştuk. Kısacası farklı olsak da aynı olduğumuzu uygulamalı olarak ispatladık ve farkındalığımızı arttırdık.

Bu satırları yazıyorum, ayrıca liderdim diye hava attım yazının başında ama açıkça belirtmeliyim ki ben de çok ön yargılı bir insanmışım istemeden de olsa. Bu kampın sonunda birçok şeyi düşünmeye başladım tekrar tekrar ve bir anlam yüklemeye başladım az da olsa hayatıma. Yıldızların altında yaptığımız sohbetleri, o her sabah gülümseyen başta yabancı ama sonra dostum saydığım kişilerin yüzlerini, Ankara havalarında Alman arkadaşlarımızın beni şaşırtan başarısını ve daha nice şeyleri unutamayacağımı biliyorum.

Sanırım kısa kesmem lazım yoksa günlerce yazacağım. Sizleri de bekleriz bu kampa her zaman, kapımız herkese açık tabi kontenjanlar dâhilinde ne yazık ki. Eğer ki sizde katılmak isterseniz, bizimle irtibata geçin ve seneye hep birlikte daha güzel şeylere yol açalım.

Bu anlattığım şeylerin bana verdiği o en masum gülümsememle,

İyi günler dilerim .

İsmail Fidan

Kamp  Lideri Yardımcısı

Katılımcılarımızın 2013 kampı hakkındaki düşünceleri:

Nevin Karlıdağ/ İzmir

Merhaba öncelikle bu kampta emeği geçen herkese teşekkür ederek başlamak istiyorum. Tesadüfen YAŞÖM’ün sayfasında gördüm ve kampa başvurdum kamp hakkında pek bir fikrim yoktu beni nelerin beklediğini pek tahmin edemiyordum bu kadar eğlenip güzel zaman geçireceğimi bilsem çok önceden benide alsınlar diye kapılarında yatardım:). Benim ilk kampım bana çok şey kattığına, çok farklı şeyler görüp öğrendiğime inanıyorum. Dillerimiz kültürlerimiz farklı olmasına rağmen ortak paylaşacak çok şey bulduk. ” Even if we have different cultures..we all smile in the same language”

Kai Tim Brennert / Almanya

Every camp with every new random set of wonderful individuals is simply a gift you receive unconditionally. I very much enjoyed the East-West Camp providing relaxing surroundings for fruitful discussions and joyful activities to get to know each other. Even these days it is still important to constantly remind yourself that people in other corners of the world also have so much in common with you. Together we had some nice days with seminar-sessions about gender and identity, countless glasses of black tea with sugar and energetic games of water polo. Count me in for next year!

Sabah Gazetesi’nde çıkan haberimize ulaşmak için: