Bir Tutkunun Hikayesi: Dolmakalem Atölyesi

Ekleyen | Yayın tarihi:2014-05-18 19:59:38

Fastfood-slowfood , ipad-defter , dijital fotoğraf-analog fotoğraf ,google-kütüphane  , bez mendil,kağıt mendil , tükenmez kalem-dolma kalem …

Kimilerine göre nostalji veya retroakımı. Bize göre emeğin, manevi değerin ve çocukluğumuza dönmenin bir simgesiydi Dolma Kalem.

”Bana Sıkça Yaz” bloğunda hem el yazısına gösterdiği önem ile hem de kalemlere olan tutkusu ile bize Dolmakalem Atölyesi düzenlemek için ilham kaynağı oldu Zeynep Kalemsever ( blog adı ile ) Teklif götürdüğümüzde ise seve seve anlatabileceğini söylediğinde ”yazma” eyleminin çok başlarına; çivi yazısına ve tüylü kalemlere gideceğimizi bilmiyorduk.

Bizim zamanımızda diye başlayan cümlelerle dolmakalemlere olan küslüğümüzün nedenini sorguladık, kartuşlu kalemlere geçiş sürecimizi izleyip kıtalar arası yazı ve kalem farklılıklarını öğrendik.

Hala bir statü ve güç göstergesi olarak kullanılan dolmakalemleri aksesuar olarak kullanmak yerine hak ettiği yazma eylemi için kullandığımız sürece mutlu olduklarını ve bizi mürekkep lekeleri ile cezalandırmadıklarını öğrenmiş olduk.

Zeynep’in bloğuna ulaşmak için: http://www.banasikcayaz.com/

Zeynep ve bloğu hakkında çıkan bir haber için: http://goo.gl/nvyNw8

Samime Durmaz

 
YAŞÖM, Mart 2014